ECO – LINGUA KIDS

Okul Öncesi ve İlkokul Çocukları İçin Erken Yaşta İkinci Dil Öğreniminin Önemi

The Importance of Early Second Language Learning for Preschool and Primary School Children

Soyut 

Erken çocukluk döneminde çevre bilinci, yaşam boyu sürdürülebilir davranışların temelini oluşturur. Ekolojik kavramları erken eğitim uygulamalarına entegre etmek, yalnızca bilişsel ve sosyal gelişimi geliştirmekle kalmaz, aynı zamanda doğal dünyaya karşı sorumluluk duygusunu da besler. Bu makale, genç öğrencilere çevre bilinci aşılamak için kullanılan etkili stratejileri ve değerlendirme yöntemlerini incelemektedir. Deneyimsel öğrenme, doğa temelli hikâye anlatımı ve görsel sanat anlatımı gibi yöntemler, gelişimsel ihtiyaçlarla uyumlu bir pedagojik çerçeve içinde ele alınmaktadır.  

Anahtar kelimeler: çevre bilinci, erken çocukluk eğitimi, deneyimsel öğrenme, sanat temelli değerlendirme, doğa pedagojisi 

Giriş 

Son yıllarda, iklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik kaybı ve ekolojik bozulma konusundaki artan endişeleri yansıtan çevre eğitimi, erken çocukluk ortamlarında önem kazanmıştır. Eğitimciler ve araştırmacılar, erken müdahalelerin çevresel açıdan sorumlu vatandaşlar yetiştirmek için elzem olduğu konusunda hemfikirdir. Erken yaştaki çocuklar doğası gereği meraklı ve duygusal olarak alıcıdır, bu da bu gelişim dönemini çocukluk müfredatıyla bağ kurmak için kritik hale getirir ve genç öğrencilerin doğasına göre uyarlanmış kapsamlı değerlendirme stratejileri önerir. Bu makale, erken çocukluk eğitimine çevresel farkındalığı yerleştirmenin yöntemlerini ve sonuçlarını incelemektedir.  

Literatür Taraması 

Doğal Ortamlarda Deneyimsel Öğrenme 

Son yıllarda iklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik bozulması ve ekolojik bozulma açısından artan sıcaklıkları yansıtan çevre eğitimi, erken gençlik ortamlarında önem kazanmıştır. Eğitimciler ve araştırmacılar, erken müdahalelerin dağılımına göre sorumlu oldukları için elzem olduğu konusunda hemfikirdir. Erken dönemdeki çocukların varlığının meraklısı ve duygusal olarak alıcıdır, bu da bu gelişim dönemini genişliği programıyla bağdaştırmak için kritik hale gelenleri ve gençlerin olaylarına göre uyarlanmış kapsamlı değerlendirme yöntemlerini önerir. Bu makale, erken çocukluk eğitiminin odağının yerleştirmenin yöntemleri ve sonuçları incelenmektedir. 

Çevre Eğitiminde Sanat Temelli Değerlendirme 

Yaratıcı ifade, küçük çocukların çevresel anlayışlarına açılan bir pencere görevi görür. Flowers ve arkadaşları (2015), çizim, boyama ve kolaj gibi görsel sanatların çocukların doğa hakkındaki algılarını ve duygularını iletmelerini sağladığını göstermiştir. Sanat temelli değerlendirmeler, özellikle sözel iletişim becerilerinin hala gelişmekte olduğu erken çocukluk döneminde değerlidir. Bu yöntemler, eğitimcilerin çevresel farkındalığı gelişimsel olarak uygun, sözel olmayan bir biçim seçeneklerine olanak tanır. 

Hikaye Anlatımı ve Çevresel Anlatılar 

Doğa merkezli hikâye anlatımı, etkili bir pedagojik araç olarak ortaya çıkmıştır. Hayvanları, bitkileri veya doğal döngüleri canlandıran hikâyeler, çocukların soyut ekolojik kavramları anlamalarına yardımcı olur. Davis’in (2016) da belirttiği gibi, çevresel anlatılar hafızayı ve empatiyi güçlendirerek çevre dostu tutumların temelini oluşturur. Çocuklar kendi hikâyelerini yaratmaya davet edildiğinde, çevresel değerlere olan katılımları ve sahiplenme duyguları önemli ölçüde artar. 

Tartışma 

Çevresel farkındalığın çok boyutlu yapısı, bütüncül ve yaşa uygun bir eğitim yaklaşımını gerektirir. Deneyimsel etkinlikler gerçek dünya bağlamı sunarken, hikâye anlatımı ve sanat sembolik ve duygusal derinlik sağlar. Bu tür sonuçların değerlendirilmesi standart testlerin ötesine geçmelidir. Bunun yerine, portföy değerlendirmeleri, gözlemsel kontrol listeleri ve görsel dokümantasyon, her çocuğun gelişiminin bütünsel bir görünümünü sağlar. Ayrıca, aile katılımı ve toplum temelli projeler, sınıf ortamlarında öğrenilen değerleri pekiştirerek çocuğun öğrenme ortamlarında tutarlılık sağlayabilir. 

Çözüm 

Erken çocukluk eğitiminde çevre bilincini aşılamak sadece uygulanabilir değil, aynı zamanda elzemdir. Açık hava oyunları, hikâye anlatımı ve sanat çalışmaları gibi duyusal açıdan zengin ve gelişimsel olarak uyumlu yöntemlerle uygulandığında, çevre eğitimi bir çocuğun tutum ve davranışlarını önemli ölçüde etkileyebilir. Gelecekteki araştırmalar, yaşa uygun değerlendirme araçlarını standartlaştırmayı ve kültürel bağlamların çevresel değerlerin içselleştirilmesini nasıl etkilediğini daha derinlemesine incelemeyi hedeflemelidir. Eğitimciler, çevre bilincini en başından itibaren besleyerek daha sürdürülebilir ve şefkatli bir toplum için temel oluştururlar. 

Referanslar 

  • Chawla, L. ve Cushing, D. F. (2007). Stratejik çevresel davranış eğitimi. Çevre Eğitimi Araştırması, 13(4), 437–452. 
  • Davis, J. M. (2016). Küçük çocuklar ve çevre: Sürdürülebilirlik için erken eğitim. Cambridge University Press. 
  • Flowers, A. A., Carroll, J. P., Green, G. T. ve Larson, L. R. (2015). Çevre eğitimi sonuçlarını değerlendirmek için sanat kullanımı. Çevre Eğitimi Araştırması, 21(6), 846–864. 

 

 

 

 

 

 

 

 

Anjali
Author: Anjali

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir